BAE Systems, 25 Mart 2026'da Türkiye'nin Eurofighter Typhoon filosuna yönelik destek ve eğitim hizmetleri sözleşmesi imzaladı. Anlaşmanın tam kapsamı kamuoyuyla paylaşılmadı; değer de açıklanmadı.
Sözleşmenin uçuş simülatörü eğitimlerini, bakım-onarım prosedürlerini ve teknik destek hizmetlerini içerdiği değerlendiriliyor. BAE Systems hem uzak destek hem de yerinde teknik hizmet bileşenlerinin kapsam dahilinde olduğunu teyit etti. Bu kapsam, ön kabul testlerinden çok önce altyapının kurulmaya başlandığını gösteriyor.
Birkaç unsurun bir arada okunması tablo açısından anlamlı. Türkiye henüz Typhoon teslim almadı; destek altyapısı teslimat öncesinde kurulmaya başlandı. Sözleşme değerinin gizli tutulması alışılmadık bir uygulama ve genellikle diplomatik hassasiyet taşıyan anlaşmalarda görülüyor. Ayrıca duyuru ECRS Mk2 üretim anlaşmasının hemen ardından geldi. Bu ardışıklık bilinçli bir sözleşme yönetimi stratejisini yansıtıyor.
Bu anlaşma, Türkiye-İngiltere savunma ekseninin kurumsal altyapısını kuran adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. İngiltere, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasından bu yana en aktif NATO müttefiki konumuna geldi. BAE Systems'in arka arkaya Türk filosuna yönelik açıkladığı sözleşmeler, ticari ilişkinin stratejik bir boyut kazandığını gösteriyor.
Typhoon ekosistemi dört ülkenin ortaklığına dayanıyor: İngiltere, Almanya, İspanya ve İtalya. Türkiye bu ortaklık dışından alım yapan ilk büyük müşteri olma yolunda. Bu tablo, bakım ve eğitim sözleşmelerinin dört ortaktan bağımsız mı yoksa onlarla koordineli mi yapılandırılacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
BAE Systems'in Türkiye'ye odaklanan bu çerçeve, ilerleyen yıllarda bakım, eğitim ve muhtemel yükseltme sözleşmelerinde Türkiye'yi İngiltere'ye bağlayan uzun vadeli tedarik ilişkisinin temelini atıyor. Türk savunma sanayiinin bu süreçte yerli bakım kapasitesi oluşturma hızı, bağımlılığın boyutunu ve süresini doğrudan belirleyecek.



