Baykar, 31 Ocak 2026'da açıkladığı 2025 yıl sonu sonuçlarına göre toplam gelirini 2,5 milyar dolara taşıdı. Bu gelirin yüzde 88'i, yani yaklaşık 2,2 milyar doları ihracattan geldi. Şirket bu rakamla küresel silahlı insansız hava araçları pazarında üst üste dördüncü yıl lider konumunu korudu.
Rakamın yapısal bağlamı önemli. Bayraktar TB2 36 ülkede, Bayraktar AKINCI ise 16 ülkede ihracat anlaşmasına konu oldu. 2024'te ihracat oranı yüzde 90 ve değeri 1,8 milyar dolardı; 2025'te değer artışı sağlandı, oran hafif geriledi. ABD'nin en büyük SİHA ihracatçısı General Atomics, MQ-9 Reaper'ı üretmesine karşın ITAR ve FMS kısıtlamaları nedeniyle Baykar'ın eriştiği coğrafya ve hacimlerde ihracat yapamıyor. Türkiye bu pazarlara serbestçe girebilirken ABD bu engeli kısa vadede aşamıyor; bu asimetri yapısal bir avantaj sağlıyor.
2,2 milyarlık ihracat büyük ölçüde TB2 ve AKINCI'nın mevcut teslim takvimlerinden kaynaklanıyor. Sözleşme boru hattının sürekli beslenmesi gerekiyor; mevcut sözleşmeler tamamlandıkça yeni imzalar devreye girmezse hacmi korumak zorlaşır. Müşteri portföyünde Ukrayna, Etiyopya, Somali ve Arnavutluk gibi kırılgan ekonomiler bulunuyor. Bu ülkelerin uzun vadeli ödeme güvenilirliği yapısal bir soru işareti olmayı sürdürüyor.
Baykar 2025'te saf temin sözleşmelerinin ötesine geçerek ortak üretim ve lisans modellerine yöneldi. Ukrayna'daki ortak üretim tesisi bu dönüşümün en somut örneği. Bu strateji ihracat rakamını şişirmekten çok katma değeri yüksek, uzun vadeli sanayi ilişkileri kurmayı hedefliyor; platform ihracatından ekosistem ihracatına geçişin en net göstergesi.
2026'da liderlik pozisyonunu korumak KIZILELMA ve Bayraktar K2'nin ihracat sözleşmelerine dönüşme hızına bağlı. Bu iki platform henüz geliştirme ve sertifikasyon süreçlerinde; ilk ihracat siparişlerinin TB2'nin bırakacağı hacmi ne ölçüde telafi edebileceği sorusu 2026'nın en kritik göstergesi olacak. Baykar için 2026 hem portföy çeşitlendirmesi hem pazar derinleştirmesi açısından belirleyici bir yıl.



