Fergani Uzay Teknolojileri, 6 Aralık 2025 sabahı saat 07:46'da hibrit yörünge motorunu uzayda ilk kez ateşledi. FGN-TUG-S01 adlı yörünge transfer aracı üzerindeki motor, FRG-10D1 küp uydusunu 530 kilometre irtifadaki dairesel yörüngeden 720 kilometre zirve irtifasına sahip eliptik yörüngeye taşıdı. 35 saniyelik ateşleme operasyonu başarıyla tamamlandı. Fergani Uzay bu testi dünya genelinde hibrit roket motorunun ilk yörüngesel ateşlemesi olarak nitelendiriyor; iddia bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadı.

Baykar, bu gelişmeyi Baykartech.com üzerinden duyurdu. Haberin Baykar'ın resmi sitesinden yayınlanması bazı okuyucularda motoru geliştiren şirketin Baykar olduğu izlenimi yaratabilir; ancak motoru geliştiren ve testi gerçekleştiren kuruluş Fergani Uzay Teknolojileri'dir. Baykar, olasılıkla Fergani Uzay ile kurumsal bağı nedeniyle bu duyuruyu kendi platformundan paylaştı.

Hibrit yörünge motorları katı yakıtın güvenliğiyle sıvı yakıtın kontrol edilebilirliğini bir arada sunuyor. Katı yakıt motorları başlatma kolaylığı sağlarken sıvı yakıt motorları kontrollü itme ve yeniden ateşlenme imkânı tanıyor. Hibrit tasarım her ikisinin avantajlarını birleştirirken karmaşıklığı da beraberinde getiriyor. Yeniden ateşlenebilme ve manevra esnekliği bu sistemleri uydu yörünge manevraları ve uzay araçları için kritik kılıyor.

Bu testi uzayda hibrit motorun ilk yörüngesel ateşlemesi olarak konumlandıran iddia bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadı. SpinLaunch, Astra ve RocketLab gibi özel uzay şirketlerinin benzer alanda yoğun geliştirme faaliyetleri sürdürdüğü göz önünde bulundurulduğunda 'dünyada ilk' iddiasının doğrulanması için kapsamlı teknik inceleme gerekiyor. Yine de asıl önemli sonuç bu ayrıntıdan bağımsız: uzay motor teknolojisinde çalışan bir Ar-Ge altyapısının varlığı fiili bir testle belgelendi.

Türkiye'nin uzay sanayii açısından bakıldığında özel sektörün devlet kurumlarından önce yol aldığını gösteren bir referans noktası oluşuyor. Devlet destekli TUA programlarının yanında özel girişimciliğin uzay teknolojisine bu boyutta katkı sağlaması, Türkiye'nin uzay ekosisteminin çeşitlendiğini ve derinleştiğini gösteriyor.