Anduril Industries, Boeing ile ortak teklif vererek gelecek nesil bir hava savunma sistemi ihalesine girdi. Hedeflenen sistemin teknik özellikleri ve ihale bütçesi kamuoyuyla paylaşılmadı.
Bu haberin ağırlığı ihale değerinden değil ortaklığın kendisinden geliyor. Anduril, daha önce Lockheed Martin'i F-35 bağlamında tehdit unsuru olarak kamuoyu önünde tanımlamış ve savunma tekellerine karşı açık eleştiriler yöneltmişti. Şimdi aynı şirket, geleneksel savunma devleri grubunun önemli bir üyesi olan Boeing ile aynı masada oturuyor.
Bu değişim rastlantı değil. Pentagon'un son iki yıldaki tedarik yaklaşımı net bir baskı oluşturdu: yazılım ve otonom sistem entegrasyonu olmadan ihaleye giremeyecek teknik şartnameler, büyük müteahhitleri yeni nesil teknoloji şirketleriyle ortaklığa zorluyor.
Benzer hibrit modeller daha önce de görüldü. Lockheed-Palantir ikilisi JADC2 mimarisine yazılım katmanı sunan programlarda bir araya geldi; Northrop-Rebellion Defense ortaklığı benzer bir çerçevede şekillendi. Boeing-Anduril bu eğilimin yeni bir halkası.
İş bölümü mantıksal. Boeing geniş sistem entegrasyonu ve büyük platform üretimi deneyimi getiriyor; Anduril otonom karar sistemleri, yazılım tanımlı sensör füzyonu ve yapay zeka entegrasyonu sunuyor. Her iki yetkinliği tek başına sunabilecek başka bir konsorsiyum şu an sahnede yok.
Türkiye'nin yerli savunma sanayii için benzer bir soru geçerli: ASELSAN ya da diğer platform üreticileri yerli yazılım şirketleriyle bu tür hibrit konsorsiyumlar kurabiliyor mu?


