ABD Space Force, 4 Mayıs 2026'da Golden Dome programı kapsamında uzay tabanlı kesişim sistemi prototipi geliştirme sözleşmesini Booz Allen Hamilton'a verdi. Söz konusu sistem, yörüngeden balistik füze ve hipersonik tehditlere müdahale etmek üzere tasarlanıyor.

20 Yıllık Çekincenin Sonu

Bu kararın arka planını anlamak için 2002'ye dönmek gerekiyor. ABD o yıl 1972 tarihli ABM Anlaşması'ndan çekildi ve uzay tabanlı kesişim sistemi geliştirmeye yasal engel ortadan kalktı. Buna karşın sistem, tırmanma dinamiklerine dair bir hesap nedeniyle 20 yıl boyunca ertelendi: Uzay tabanlı kesişim silahı, rakip devletlerin ilk vuruş güdümlü reflekslerini tetikleme riski taşıyordu.

Booz Allen'a verilen prototip sözleşmesi, bu tereddüdün sona erdiğini ilan ediyor.

Rakip Sistemler ve Tırmanma Riski

Çin'in SC-19 ve DN-3 uzay karşı önlemleri ile Rusya'nın Nudol sistemi, uzay varlıklarını hedef alan aktif kapasiteler olarak uzun süredir gündemde. Golden Dome'un uzay tabanlı kesişim boyutu bu denkleme ABD'nin doğrudan cevabı niteliğinde; ancak aynı zamanda rakip konumlanmaları hızlandırma riskini de barındırıyor.

Prototip Aşamasında Ne Test Edilecek?

Booz Allen sistem mimarisi, yazılım geliştirme ve test-değerlendirme uzmanlığını bu projeye taşıyacak. Prototip aşamasında uzay platformlarından gerçekleştirilen kesişim konseptinin gerçek koşullarda çalışıp çalışmadığı sınanacak.

Türkiye İçin Not

Türkiye'nin uzay güvenliği politikası henüz bu düzeyde bir konumlanma gerektirmiyor. Ancak TÜRKSAT'ın askeri uydu programları ve TÜBİTAK UZAY'ın alçak yörünge çalışmaları bağlamında uzayın muharebe alanı olarak netleşmesinin ivmelendiğini not etmek gerekiyor. Kara ve deniz tabanlı sistemlerle sınırlı kalan savunma mimarileri, uzay segmentini de hesaba katan yeni tehdit modellerine uyum sağlamak zorunda.