DAPA, 13 Ocak 2026'da KF-21 Boramae'nin 42 aylık uçuş test programının tek kaza olmaksızın tamamlandığını duyurdu; 1.600 uçuş ve 13.000 test koşulunu kapsayan programın ardından seri teslimat 2026 ikinci yarısında başlıyor.
Güney Kore Savunma Tedarik Programları İdaresi DAPA, 13 Ocak 2026'da KF-21 Boramae savaş uçağının uçuş test programının tamamlandığını duyurdu. Kore Havacılık ve Uzay Sanayii (KAI) liderliğinde yürütülen program, 42 aylık süreçte tek bir kaza olmaksızın yaklaşık 1.600 uçuşla gerçekleştirildi; bu uçuşlarda yaklaşık 13.000 test koşulu doğrulandı.
Programın son test uçuşu 12 Ocak 2026'da gerçekleşti ve orijinal takvimin önünde tamamlandı. Test kapsamında hava-hava silah sistemi fırlatmaları ve aşırı manevra kurtarmaları yer aldı.
Duyuruya göre Güney Kore, sistem geliştirme programının tamamını 2026'nın ilk yarısında sonuçlandırmayı planlıyor. Brezilya Hava Kuvvetleri'ne seri teslimatlar 2026'nın ikinci yarısında başlayacak. Güney Kore, hava-hava operasyonlarına optimize edilmiş 40 adet Block 1 uçak sipariş etti; çok görevli Block 2 versiyonu ise geliştirme aşamasında.
İhracat cephesinde Endonezya ödeme gecikmelerine karşın program yatırımcısı olarak süreci sürdürüyor. Filipinler, Malezya, Polonya ve Peru potansiyel alıcı ülkeler arasında gösteriliyor.
Analiz · Türkiye BoyutuSeri üretim bandı dönerken sistem geliştirme testlerini paralel yürütmek, savunma programı yönetiminin en zorlu sınavlarından biri. DAPA'nın bu iki süreci aynı anda planlı biçimde ilerletmesi ve bunu kamuoyuyla paylaşması, programın salt teknik başarısından öte kurumsal olgunluğunu da teyit ediyor. Türkiye için bu tablonun önemi çok katmanlı. KAAN programı seri üretim öncesinde kritik test eşiklerini geçme sürecinde ilerlerken KF-21 kıyaslaması bu süreçteki riskleri ve fırsatları görünür kılıyor. Dahası, test takviminin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması ihracat boyutunda güven tesis eden bir araç: potansiyel alıcılar programın gerçek durumunu değerlendirebildiğinde satın alma kararlarını sağlam zemine oturtabiliyor. KAAN'ın uluslararası arenada kendini konumlandırması için bu şeffaflık modelini nasıl benimseyeceği, teknik ilerlemenin yanı sıra belirleyici bir strateji sorusu olarak öne çıkıyor.