DeltaV Uzay Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mehmet Kahraman, 8 Aralık 2025'te Türkiye'nin uzay programının büyük bölümünün hâlâ kamu kurumlarına bağlı kaldığını, özel sektörün bu ekosistemde yeterince yer bulamadığını kamuoyuyla paylaştı.
DeltaV, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nın bir iştiraki olarak kurulmuş bir savunma sanayii kuruluşu. Uzay itki sistemleri, hibrit roket teknolojileri ve sıvı yakıtlı roket teknolojilerinde özgün ürünler geliştiriyor.
Türkiye'nin 2023'te tescillediği Ulusal Uzay Programı on yıllık kapsamlı hedefler içeriyor. Ancak programın finansman ve uygulama bileşenlerinin büyük bölümü Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK UZAY bünyesinde kalıyor. Özel şirketlerin programa doğrudan tedarikçi olarak dahil olduğu model sınırlı kalmaya devam ediyor.
ABD'nin 2010'larda uygulamaya koyduğu Commercial Crew ve COTS modelleri özel sektörü merkeze alan bir dönüşümü temsil ediyordu. NASA bu çerçevede SpaceX ve Boeing'e sabit fiyatlı değil, performansa dayalı sözleşmeler verdi. Sonuç, hem maliyet düşüşü hem de teknoloji geliştirme hızında çarpıcı bir ivme oldu. Türkiye'de bu türden sistematik bir yaklaşım henüz hayata geçirilmedi.
DeltaV gibi SSB iştiraki niteliğindeki firmaların bu ekosistemde büyüme sağlaması, devletin satın alma mekanizmalarının bu şirketleri etkin tedarikçi olarak tanımasına ve bütçe esnekliği sağlamasına bağlı. TUA'nın küçük şirketlere yönelik tedarikçi sertifikasyonu ve prototip alım mekanizmaları 2024-2025 döneminde tartışmaya açıldı; somut düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ise hâlâ bekleniyor.
Sektörde bu sorun yalnızca DeltaV'a özgü değil. Türkiye'deki diğer uzay şirketleri de benzer kısıtlarla karşılaşıyor: kamu ihalelerinde nitelik eşiklerini karşılayamama, TÜBİTAK desteklerinin ticari dönüşüme sınırlı katkısı ve venture fonlamasının uzay alanında henüz gelişmemiş olması bu sorunların başında yer alıyor.
Kahraman'ın değerlendirmesi somut politika önerisi içerip içermediği bakımından belirsizliğini koruyor. Türkiye Uzay Ajansı'nın uzay şirketlerini tedarikçi olarak ne zaman ve nasıl tanıyacağı sorusu sektörün öncelikli beklentisi olmayı sürdürüyor.

