Diehl Defence, Düsseldorf'taki XPONENTIAL Avrupa konferansında GARMR kinetik İHA avlama platformu başta olmak üzere CICADA, LIBELLE ve IRIS-T SLM sistemlerini kapsayan C-UAV portföyünü sergiledi.
İnsansız hava araçlarına karşı geliştirilen sistemler, son iki yılda savunma fuarlarının en kalabalık alanlarını oluşturuyor. Ukrayna'da gözlemlenen ucuz ticari İHA saldırıları bu ilginin başlıca nedeni; birkaç yüz dolarlık bir araç, milyonlarca dolarlık teçhizatı etkisiz kılabiliyor.
Düsseldorf'ta düzenlenen XPONENTIAL Avrupa konferansında Diehl Defence, İHA savunma portföyünü kapsamlı biçimde sergiledi. Fuarda öne çıkan sistemler şöyle sıralanıyor:
-
GARMR: Şubat ayında Nürnberg'deki Enforce Tac'ta tanıtılan yüksek hareketli kinetik İHA avlama platformu
-
CICADA efektörü: Sky Sphere İHA savunma sisteminin parçası
-
LIBELLE: Sürünen mühimmat
-
IRIS-T SLM: Kara tabanlı hava savunma sistemi fırlatıcı modeli
-
Ziesel insansız kara aracı: PLATON Özerklik Kiti ile donatılmış
Diehl Defence bu sunumla hem kinetik hem de sistemik İHA savunma yaklaşımının tek çatı altında toplandığı bütünleşik bir portföy ortaya koydu. XPONENTIAL Avrupa, pratik operasyonel ihtiyaçların doğrudan teçhizat tedarikine yansımaya başladığı bir konjonktürde gerçekleşti.
Avrupa'nın C-UAV pazarı artık moda bir gündem maddesi değil; somut tedarik kararlarının konusu haline geldi. NATO müttefiklerinin hızla büyüyen talebi, Düsseldorf'taki bu görünürlüğü doğrudan ticari hedeflemeye dönüştürüyor.
Analiz · Türkiye BoyutuDiehl Defence'in XPONENTIAL Avrupa'daki çift kapasiteli C-UAV portföyü, bu pazarda yaşanan olgunlaşmanın somut göstergesi. İki yıl önce kavramsal düzeyde tartışılan C-UAV artık somut ihale kararlarının konusu; NATO ülkelerinin acil tedarik listelerinin üst sıralarında yer alıyor. Türkiye bu yarışta geç başlamadı: ASELSAN'ın Sürü Ref sistemi ve elektronik karıştırma kapasitesi ile ROKETSAN'ın kinetik C-UAV çalışmaları sahaya çıkıyor. Ancak ihracat rekabetinde kinetik ve elektronik çözümleri aynı çatı altında sunabilen Diehl gibi çift kapasiteli aktörlerle karşılaşmak, portföy genişliği açısından Türk firmalarını henüz geriden bir konuma sokuyor. Bu açığın kapatılması, ASELSAN ile ROKETSAN arasında C-UAV alanında ortak pazarlama ve paket sözleşme geliştirme gibi bir koordinasyonu gerektiriyor. Küresel C-UAV pazarının önümüzdeki beş yılda iki katına çıkması bekleniyor; bu büyüme coğrafyasında pay sahibi olmak salt savunma meselesi değil. Türkiye'nin insansız hava sistemi alanındaki marka değerini C-UAV segmentine de taşıması, Bayraktar gibi bir etki gücünü bambaşka bir tehdit kategorisinde üretmek anlamına gelecektir ve bu fırsat penceresi kısa süre için açık kalmaktadır.