Avrupa Savunma Ajansı (EDA), 6-7 Mayıs 2026'da Kıbrıs başkenti Lefkoşa'da savunmada enerji dayanıklılığı ve sürdürülebilir inovasyon temalı konferansını düzenledi. 26 AB üyesinden 180'den fazla uzman ve yetkili katıldı; 21 şirket temiz enerji çözümlerini sergiledi.
Konferans üç teknoloji alanına odaklandı: silahlı kuvvetlere yönelik enerji verimliliği çözümleri, yenilenebilir enerji sistemleri ve hibrit güç teknolojileri. Etkinlikten bağlayıcı bir taahhüt değil, kapsamlı bir teknoloji öncelik haritası çıkması bekleniyordu; bu beklenti gerçekleşti.
Konunun bu kadar geç gündeme gelmesi dikkat çekici. NATO lojistik tatbikatları, ileri hat operasyonlarında akaryakıt tedarik zincirinin kırılganlığını on yılı aşkın süredir belgeliyor. Her zırhlı araç konvoyu ortalama günlük tonnajın önemli bir bölümünü yakıt olarak taşımak zorunda. Bu bağımlılık hem lojistik güçlüğü hem de operasyonel risk boyutunu birlikte barındırıyor. EDA'nın konuyu kurumsal gündemine taşıması, gerekli kabulü gecikmeli de olsa yapıyor.
Avrupa'nın bu alandaki teknoloji boşluğu belgelenmiş durumda. Savunma uygulamalarında hibrit güç ve enerji depolama teknolojileri, henüz güçlü yerli tedarikçilerin belirginleşemediği bir niş. Amerikan firmaları bu boşluğu doldurmuş durumda; Güney Koreli ve Japon batarya üreticileri de pazar payı arıyor. Avrupa bu alanda yerli kapasite oluşturmazsa büyüyen savunma bütçelerinin bir bölümü kıta dışına akacak.
EDA'nın bu konferansının zamanlaması rastlantısal değil. Avrupa savunma bütçeleri yüzde iki eşiğini aştı ve ortak Ar-Ge fonları genişliyor. Büyüyen kaynakların hangi teknoloji önceliklerine aktarılacağını tanımlama ihtiyacı, bu tür düzenleyici platformların değerini artırıyor. Savunma enerji bağımsızlığı, jeopolitik kırılganlıkları azaltmanın hem teknik hem finansal açıdan en doğrudan yollarından biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye ve ASELSAN bu alanda özellikle insansız sistemler için geliştirilen hibrit güç çözümlerinde tescillenmiş teknik birikime sahip. Avrupa'nın kurumsal talep oluşturma sürecinin yakından izlenmesi, potansiyel ihracat ve iş birliği pencerelerini erken dönemde tespit etmek açısından kritik.



