ESA Konseyi, 19 Mart 2026'daki 345. toplantısında iki kritik karar aldı. Avrupa astronotlarının Uluslararası Uzay İstasyonu'na düzenli erişimini güvenceye alacak EPIC görevi resmi olarak benimsendi. Aynı toplantıda Konsey, Japonya ile gezegen savunması alanında iş birliği anlaşması kabul etti.
EPIC kısaltması European Participation in International Crewed olarak açılıyor. Görev yüzeysel okunduğunda ISS bağımlılığını pekiştiriyor gibi görünebilir. Oysa gerçek strateji farklı: Artemis programında ABD ağırlığını dengelemek için Avrupa'nın insanlı uzay varlığını ISS üzerinden sürdürmek diplomatik zorunluluktur. AB kendi insanlı uzay aracını geliştirene kadar ISS erişimini kesintisiz tutmak, hem Artemis müzakerelerinde hem gelecekteki insanlı Ay misyonu görüşmelerinde Avrupa'nın masadaki kartını canlı tutuyor.
Japonya ile gezegen savunması anlaşması farklı bir stratejik katman taşıyor. JAXA'nın Hayabusa ve Hayabusa2 serisi misyonlarından biriktirdiği küçük cisim yörüngesi saptırma ve örnekleme deneyimi, Avrupa'nın Hera misyon verileriyle birleşince bütüncül bir gezegen savunması bilgi havuzu oluşturuyor. Bu anlaşmayla NATO ülkelerine teknoloji transferi için kapı aralanıyor.
Asteroid savunma çalışmaları doğrudan bir gelir kalemi değil; ancak çift kullanımlı teknoloji potansiyeli açık. Yüksek hassasiyetli uzay nesne takip sistemleri hem asteroid hem balistik füze erken uyarı uygulamalarında kullanılabiliyor. ESA ve JAXA'nın bu alanda ortak veri tabanı oluşturması, ileride sivil-askeri çift kullanımlı gözetim sistemleri geliştirme sürecini hızlandırabilir.
Türkiye bu konseyin gündeminden doğrudan etkilenmiyor. TÜBİTAK UZAY'ın uzay nesne takip kapasitesi henüz bu ölçekte bir savunma entegrasyonuna uygun değil. Uzay savunma bütçelerinin büyümesi ileride uydu takip ve erken uyarı sistemleri segmentinde yeni ihale fırsatları doğurabilir. Bu pencereyi değerlendirme kapasitesi Türk uzay sanayiinin gündemine henüz girmemiş durumda.

