ABD Hava Kuvvetleri ve GA-ASI, 23 Şubat 2026'da ortak özerklik tatbikatında F-22 Raptor ile MQ-20 Avenger arasındaki CCA ekip koordinasyonunu test etti. F-22 görev koordinasyonunu üstlenirken MQ-20 özerk muharebe uçağı olarak ekip içinde rol aldı. İki platformun birlikte çalışabilirliği doğrulandı.

Test sonucu anlamlı; ancak az konuşulan bağlamı daha öğretici. MQ-20 Avenger on yılı aşkın süredir GA-ASI portföyünde ve bugüne kadar hiçbir ülkeye ihraç edilmedi. Görece olgun ama sınırlı operasyonel referansa sahip bir platformun bu CCA demonstrasyonunda kullanılması, değerlendirmeyi karmaşıklaştırıyor. Öte yandan F-22 seçimi de kasıtlı: Beşinci nesil uçağın otonom kanattan gelen veriyi entegre edip etmediğini gösteren bu demonstrasyon, F-35 filosuna yaygınlaştırma için bir prova niteliği taşıyor.

Test teknik açıdan kritik bir soruyu gündemin üst sıralarına taşıdı. Beşinci nesil F-22 gibi düşük radar izi olan bir uçakla ekip yapan insansız sistemin aynı stealth düzeyinde olup olmadığı sorusu. MQ-20 stealth değil; radar kesit alanı yüksek. Bu, F-22'nin düşük tespit avantajını yakın formasyonda pratikte ne ölçüde koruduğunu sorgulattırıyor. Formasyon aralığı bu sorunun pratik yanıtını belirliyor; sıkı formasyon radar imzasını birleştirirken dağınık formasyon iletişim gecikmesini artırıyor.

Bu teknik gerilim CCA programının bütünü için geçerli. Increment 1 kararında stealth uyumunun karar ağırlığı ne olacak sorusu Anduril'in YFQ-44A'sı ile GA-ASI'nin konumunu doğrudan etkiliyor. Anduril'in platform tasarımında stealth entegrasyonuna ne ölçüde yatırım yaptığı kamuoyuyla yeterince paylaşılmadı; bu belirsizlik değerlendirme güçlüğünü artırıyor.

Türkiye'nin KAAN muharip uçağı ilerleyen dönemde insansız kanat uçağıyla birlikte çalışmak üzere tasarlanacaksa, bu tatbikat o yolun teknik zorluklarını somutlaştırıyor. Stealth seviyesinde uyum o tartışmanın merkezine oturacak. ASELSAN ve HAVELSAN'ın veri bağlantı sistemleri bu entegrasyon sorunlarını çözmek için kritik bir altyapı sunmalı.