OHB, 4 Şubat 2026'da Münih yakınlarındaki Oberpfaffenhofen'de European Moonport Company'yi kurdu. Girişim grup bünyesindeki Ay misyonu faaliyetlerini tek çatı altında topluyor ve Avrupa'nın ticari uzay ekonomisinde yeni bir alana öncü adım atmak üzere konumlanıyor.
Munich Airport International ile yürütülen iş birliği kapsamında iniş platformları, enerji sistemleri, yakıt ikmali altyapısı ve merkezi Ay fırlatma-iniş tesisi konsepti geliştiriliyor. Bu bileşenler Ay yüzeyindeki insanlı ve insansız görevleri destekleyecek altyapı katmanını oluşturuyor. Munich Airport International'ın dahil edilmesi özellikle dikkat çekici; havalimanı operasyon yönetimi ile uzay iniş platformu tasarımı arasındaki sinerjiyi yönetim, lojistik ve faaliyetlerin sürekliliği açısından değerlendirmek mantıklı bir çerçeve sunuyor.
Ay ekonomisi henüz ticari olarak kanıtlanmamış görünse de büyük uzay firmalarının şimdiden altyapı yatırımlarına yönelmesi stratejik bir önce-konumlanma mantığı taşıyor. NASA'nın Artemis programı çerçevesinde 2030'lara uzanan insanlı Ay misyonları planlanıyor; ESA bu programa katılım taahhüdü vermiş durumda. Bu altyapının hazır olması, Avrupa firmalarının misyon fırsatlarını değerlendirebileceği hazır bir platform anlamına geliyor. Avrupa'nın NASA'nın Artemis programı ve özel Ay misyonlarıyla bağlantısı, bu altyapı yatırımının beş ile on yıl içinde somut görev sözleşmelerine dönüşme potansiyelini artırıyor.
OHB bu adımla özel sermayenin ESA'nın yanında bağımsız bir Avrupa Ay stratejisi oluşturma çabasını kurumsal biçimde ifade ediyor. SpaceX, Blue Origin ve Astrobotic gibi Amerikan özel sektör oyuncuları Ay altyapısı alanında güçlü konumlara sahip; Avrupa bu alanda geride kalmama endişesiyle hareket ediyor. OHB'nin bu adımı Avrupa'nın ticari uzay ekosisteminde bağımsız bir kapasite yaratma yolundaki kararlılığı olarak okunuyor.
Türkiye'nin milli uzay programı şu aşamada yörünge, gözlem ve iletişim uyduları üzerine odaklanıyor. Ay misyonları gündemde değil; bu makul ve odaklı bir tercih. Ancak uluslararası Ay programlarına ilerleyen dönemde entegrasyon için bugünden teknik izleme ve ortaklık sinyali vermek, kapıyı aralık tutmak anlamına geliyor. OHB'nin kuruluş aşamasındaki bir şirketi hayata geçirme modeli ve Munich Airport International gibi alışılmadık bir ortakla çalışması, milli uzay ajanslarının görev çerçevesi oluşturma stratejileri için incelemeye değer bir örnek sunuyor.

