SAHA İstanbul, Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü'nün (APSCO) Liderlik Geliştirme Forumu'na katıldı. Gündem uzay teknolojileri, uluslararası iş birliği modelleri ve gelişmekte olan ülkelerin uzay sektörüne entegrasyonunu kapsıyordu. SAHA İstanbul'un bu platforma katılımı hem coğrafi hem de diplomatik anlamda alışılmışın dışında bir seçimi temsil ediyor.

APSCO'nun üye profili bu tercihın stratejik boyutunu belirginleştiriyor. Örgüt, uzay işbirliği arayışındaki birden fazla Asya ülkesini bünyesinde barındırıyor. Bu ülkelerin bir kısmı Batılı silah ambargolarına ya da tedarik kısıtlamalarına tabi. Bu koşul hem ticari fırsat hem de ciddi bir diplomatik hassasiyet yaratıyor. SAHA İstanbul'un kurumsal duruşu bu çizgiyi nasıl çizdiğini test ediyor.

Türkiye APSCO'ya resmi üye değil; bu nedenle bu kanalda yalnızca özel sektör temsilcileri hareket edebiliyor. Devlet kanallarının hassasiyeti yüksek olduğu durumlarda özel sektörün alternatif bir köprü işlevi gördüğü bilinen bir model. Resmi diplomatik risk taşımadan ticari temas kurulabiliyor; zemin hazırlandıkça devlet aktörlerine devredilebilir. Bu model uzun vadeli ticaret açısından verimli, ancak Batılı ittifak ilişkileri açısından dikkatli yönetilmesi gereken bir denge gerektiriyor.

Bu katılım DIMDEX 2026'daki STM varlığı ve Enforce Tac 2026'daki 3E EOS çıkışıyla birlikte değerlendirildiğinde, Türk savunma sanayiinin coğrafi çeşitlendirme stratejisinin birden fazla kanaldan eş zamanlı ilerlediğini gösteriyor. Asya-Pasifik açılımı henüz somut sözleşme üretmedi; ancak kurumsal temas kanalları düzenli biçimde genişlemeye devam ediyor.