TUSAŞ, 2 Şubat 2026'da T625 GÖKBEY'in beşinci seri üretim birimini Jandarma Genel Komutanlığı'na teslim etti. Savunma programlarının olgunluğu prototiple değil fabrikadan düzenli çıkan seri birimlerle ölçülür; GÖKBEY bu ölçüte göre artık gençlik dönemini geride bıraktı ve üretim hattının öngörülebilir bir ritme kavuştuğunu kanıtladı.

Türkiye, helikopter tedarikinde on yıllar boyunca Sikorsky, AgustaWestland ve diğer yabancı üreticilere bağlı kaldı. Bu tedarik modeli yalnızca maliyet değil operasyonel güvenlik açısından da somut bir kısıt oluşturuyordu: Yedek parça erişimi, bakım teknik desteği ve konfigürasyon kararları dışa bağımlılık yaratıyordu. Özellikle S-70 Black Hawk programındaki Türkiye-ABD gerilimlerinin ardından helikopter bağımsızlığı stratejik bir önceliğe dönüştü. Beşinci birimin zamanında teslimi bu bağımlılığın fiilen kırıldığını belgeliyor.

T625 GÖKBEY yaklaşık 7 tonluk maksimum kalkış ağırlığıyla orta sınıf genel maksat helikopteri kategorisinde konumlanıyor. İki turboshaft motoru, retractable iniş takımı ve modern aviyonik altyapısıyla platforma çeşitli konfigürasyonlarda görev yapabilme esnekliği sağlanıyor. Jandarma Genel Komutanlığı filosundaki GÖKBEY'ler taktik taşıma, arama kurtarma, ikmal ve uzak bölge operasyonlarını kapsayan geniş bir görev profiline sahip.

TUSAŞ aynı anda birden fazla konfigürasyon üzerinde çalışıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik için özelleştirilmiş GÖKBEY varyantlarının eş zamanlı geliştirilmesi üretim hattının çoklu konfigürasyon yükünü taşıyabildiğini gösteriyor. Seri üretimin belirli bir ritme kavuşması, ölçek ekonomilerinin devreye girmesi ve tedarikçi zincirinin olgunlaşması açısından kritik bir eşiği temsil ediyor.

Suudi Arabistan ile ortak üretim mutabakat zaptının imzalanması bu bağlamda ayrıca okunmayı hak ediyor. Türkiye GÖKBEY'i ihraç edebilecek kadar güçlü bir üretim ritmine kavuşmuş durumda; Körfez pazarına yönelik ortak üretim modeli hem gelir hem teknoloji transfer görüşmesi açısından yeni bir düzlem açıyor.

GÖKBEY'in uzun vadeli rekabetçiliği iki kritik parametre üzerinde şekilleniyor: İkinci nesil motor entegrasyonu ve aviyonik modernizasyon. TEI'nin turboshaft motor programı bu alanda yerli bağımsızlığa giden yolun kritik bileşeni. Motor bağımsızlığı olmadan tedarik zinciri tam anlamıyla kapatılmış olmuyor; TEI'nin bu alandaki ilerleme takvimi GÖKBEY'in uzun vadeli bağımsızlık iddiası için belirleyici olacak.