Ocak 2026'da yayımlanan yıllık rapora göre Ukroboronprom, 2025'te silah ve askeri ekipman üretimini bir önceki yıla kıyasla yüzde 50 artırarak 180 milyar UAH'a taşıdı; devlet sözleşmelerinin sayısı da yüzde 50'nin üzerinde büyüdü.
Ukrayna'nın süregelen savunma gereksinimleri, Ukroboronprom'u yalnızca bir tedarikçi olmaktan çıkardı; holding, 2025 yılında savaş baskısıyla sistemik bir üretim makinesi haline geldi.
Üretim Rakamları
Ocak 2026'da yayımlanan yıllık üretim raporuna göre Ukroboronprom işletmeleri, 2024'teki 122 milyar UAH'lık üretim hacmini 2025'te 180 milyar UAH'ın üzerine taşıdı. Yüzde 50'lik büyüme, salt kapasite artışından değil planlı talep güvencesinden de beslendi: aynı dönemde devlet sözleşmelerinin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 50'nin üzerinde arttı. Savunma ekonomisi literatürü bu modeli sözleşme-güdümlü büyüme olarak tanımlar; çatışma sürecinde sürdürülebilir olduğu kanıtlanmış tek model de budur.
Gaziler ve İşgücü
Raporda öne çıkan bir diğer veri istihdam alanına ait. Ukroboronprom işletmelerinde çalışan gazi sayısı 2025'te yüzde 37 artarak 1.000'in üzerine çıktı.
Savaş Ekonomisinin Üretim Dersi
FPV drone mühimmatından topçu sistemlerine kadar Ukrayna, üretimini kısmen Batı yardımlarından bağımsızlaştırdı. Sahada zorunlu inovasyon, Ukroboronprom'u hem nitelik hem nicelik açısından dönüştürdü. Bu tablo, ROKETSAN ve ASELSAN gibi Türk üreticiler için de bir ders niteliği taşıyor: savaş deneyimli sistemlerin ihracat pazarlarında teknik cazibesi, barış ortamında üretilen eşdeğer sistemleri geride bırakabiliyor.
Öne Çıkan Veriler:
-
2024 üretim hacmi: 122 milyar UAH
-
2025 üretim hacmi: 180 milyar UAH'ın üzeri
-
Yıllık artış: Yaklaşık yüzde 50
-
Devlet sözleşme artışı: Yüzde 50'nin üzerinde
-
İstihdam edilen gazi sayısı artışı: Yüzde 37
-
Hâlihazırda çalışan gazi sayısı: 1.000'in üzeri
Analiz · Türkiye Boyutu180 milyar UAH rakamı kendi başına etkileyici görünüyor, ama asıl çarpıcı olan büyüme hızı: 2024'teki 122 milyar UAH'tan bir yılda bu seviyeye ulaşmak, savaş ekonomisinin sanayi kapasitesini nasıl zorladığının somut kanıtı. Bunun önemli bir kısmı sahada öğrenilerek elde edilen bir kapasite: Ukrayna, FPV drone mühimmatından topçu sistemlerine kadar üretimi kısmen Batı yardımlarından bağımsızlaştırdı.
Ukroboronprom'un büyümesinde dikkat çeken diğer veri, devlet sözleşmelerinin sayısında da yüzde 50'nin üzerinde artış yaşanmış olması. Bu, üretim genişlemesinin salt kapasiteden değil, planlı talep güvencesinden beslendiğini gösteriyor. Savunma ekonomisi literatüründe buna 'sözleşme-güdümlü büyüme' deniyor; barış döneminde yaygın değil ama çatışma sürecinde sürdürülebilir model olarak öne çıkıyor.
Türkiye açısından bu tablonun önemi şurada: ROKETSAN, ASELSAN ve STM savaş deneyimli Ukrayna tedarikçileriyle teknik işbirliği veya ortak ihracat paketleri konusunda temkinli bir iştah geliştiriyor. Sahada test edilmiş Ukrayna sistemleri ile Türk platform entegrasyon deneyiminin birleşimi, Orta Doğu ve Afrika pazarlarında rekabetçi bir alternatif oluşturabilir. Ancak savaş sürerken bu işbirliklerinin kurumsal zemin kazanması güç; bu nedenle şimdilik 'gözleme' aşamasında.
Özetle: Ukroboronprom, 2025'te savaş baskısıyla yüzde 50 üretim artışı sağladı; Ukrayna artık bazı sistemlerde Batı yardımına bağımlılığını kısmen azalttı.